Kultur Sanat
TİYATRO İSTANBUL

Keşanlı Ali Destanı

Sadri Alışık Tiyatrosu
Keşanlı Ali
Türk tiyatrosunun en önemli baş yapıtlarından biri olan “Keşanlı Ali Destanı”, Sadri Alışık Tiyatrosu’nun 15., Haldun Taner’in 25. yılında Ahmet Mümtaz Taylan yönetiminde yeniden tiyatro sahnesinde...

Eserin orijinal müzikleri Yalçın Tura’ya ait. Çiğdem Erken’in müzik direktörlüğünü yaptığı müzikal oyunun provaları prömiyerinden üç ay önce başladı.

Müzikal oyunda Yavuz Bingöl, Songül Öden, Kerem Alışık, Mustafa Üstündağ, Tuba Ünsal, Günay Karacaoğlu, Kayhan Yıldızoğlu, Yıldırım Gücük, Fuat Onan’ın yanı sıra 8 kişilik orkestrasıyla toplam 40 kişilik dev bir kadroya sahip.

Keşanlı Ali Destanı, büyük kentin eteklerinde yer alan varoşlarda yaşayan ezilen yoksul insanların öykülerini ele alırken gündelik hayatın yanı sıra iktidar, çıkar, aşk ilişkileri dolayında gelişen, olaylara da eğlenceli bir yaklaşımla değinen Türk Tiyatrosu’nun kült oyunlarından bir tanesidir.

02 Şubat 20:00 KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi
03 Şubat 20:30 - 19:30 Büyükçekmece AKM
25 Şubat 21:00 TİM İstanbul
29 Şubat 20:30 KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi

TİYATRO İSTANBUL
Cam

Cam

Levent Kazak’ın yazdığı, Laçin Ceylan’ın yönetmenliğini üstlendiği, Dolunay Soysert, Mete Horozoğlu, Deniz Çakır, Bülent Alkış ve Selen Uçer’in rol aldığı tiyatro oyunu “Cam” kocasından boşanmak üzere olan bir resim öğretmeninin atölyesinde geçiyor. Kadının sosyal konumuna özellikle dikkat çekerek kadına dair birçok şeyi sorgulatacak.

03 Şubat 20:30 KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi
10 Şubat 20:30 Caddebostan Kültür Merkezi
23 Şubat
20:30 Profilo Kültür Merkezi

İyi Günde Kötü Günde

İyi Günde Kötü Günde

Ayrılan ama birbirlerinden kopamayan sevgililerin öyküsünü anlatan bu oyunu; bekâr, nişanlı, yeni evli, kavgalı, küs, boşanmış herkesin izlemesi gerekiyor. “İyi Günde Kötü Günde” oyununda şarkılar eşliğinde sevgiliyi yeniden keşfetmenin yolları, aşkı taze tutmanın bilgeliği üstüne muhteşem bir güldürü sizleri bekliyor.

Yöneten: Özdemir Çiftçioğlu Oyuncular: Ali Poyrazoğlu, Nilgün Belgün

08 Şubat 20:30 Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu

İstanbul'un renkleri
SİNEMA İSTANBUL

Savaş Atı

War Horse
War Horse
1. Dünya Savaşı sırasında kırsal İngiltere ve Avrupa arasında geçen “Savaş Atı”, Joey adlı bir at ile onu evcilleştirip eğiten Albert adında genç bir adam arasındaki muazzam dostluğun hikayesi.

İkili mecburen ayrı düşüyor. Atın savaş boyunca yaptığı sıra dışı yolculuğu anlatan film Tarafsız Topraklar’da duygusal sona yaklaşırken atın karşılaştığı herkesin, İngiliz süvarilerin, Alman askerlerinin, bir Fransız çiftçi ve onun torunun hayatlarını nasıl değiştirdiğini konu ediyor.

Arkadaşlık ve savaş hakkındaki en güzel hikayelerden birini anlatan "Savaş Atı" kitabı, halen Broadway'de sahnede olan uluslararası başarılı bir tiyatro hitine dönüştürülmüştür. Şimdi de film tarihinin en büyük yönetmenlerinden birinin destansı uyarlamasıyla ekranlara taşındı.

DreamWorks Pictures’dan “War Horse,” yönetmen Steven Spielberg’in destansı macerası Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere'nin kırlıklarında panoramik bir manzarada çekilmiş bir sadakat, umut ve azim öyküsü.

Yönetmen: Steven Spielberg
Oyuncular:
David Thewlis, Tom Hiddleston, Emily Watson

SİNEMA İSTANBUL

Fetih 1453

Ya İstanbul'u alacağım ya da İstanbul Beni!
Fetih 1453
İstanbul’un dillere destan fetih öyküsünü konu alan ve 17 milyon dolarlık bütçesiyle tarihin en pahalı Türk filmi olan ‘Fetih 1453 vizyona giriyor.

Osmanlı Devleti'ne çağ atlatarak imparatorluğa taşıyan Fatih Sultan Mehmet'in 1451 yılında henüz İstanbul'u alma planları yaptığı dönemden başlayan film, şimdiye kadar çekilmiş en büyük tarihi-kahramanlık projesi olma iddiasında.

Babası II. Murat'ın ölümü üzerine ikinci kez tahta çıkan II. Mehmet'in şimdi kafasında gerçekleştirmesi gereken ilk öncelik Bizans İmparatorluğu'nun son toprağı olan Konstantinapolis'i Osmanlı Devleti'ne katmaktır. Bu uğurda ne yapılması gerekiyorsa genç padişah hiçbirinden feragat etmeyecektir...

Filmde Molla Gürani'yi de yani Fatih'i yetiştiren üstadı ve Fatih Sultan Mehmet’in çocukken aldığı bu eğitim süreçleri de yer alıyor. 3 boyutlu animasyonların da yer aldığı filmin yönetmenliğini Faruk Aksoy üstlenirken, senaryoyu kaleme alan Atilla Engin ve İrfan Saruhan'a Prof.Dr. Feridun Emecen, Doç.Dr. Hülya Tezcan, Doç.Dr. Gülgün Köroğlu, sanat tarihçisi Massimo Farinelli'den oluşan geniş bir danışmanlar kadrosu da eşlik ediyor.

Yönetmen: Faruk Aksoy

Oyuncular: İbrahim Çelikkol, Devrim Evin, Dilek Serbest, Recep Aktuğ

SİNEMA İSTANBUL
Berlin Kaplanı

Berlin Kaplanı

Ata Demirer yine kahkaha dolu bir komedi ile beyazperdeye dönüyor. Yapımcılığını Ata Demirer'in önceki filmlerinde olduğu gibi gene BKM'nin üstlendiği Berlin Kaplanı'nın yönetmenliğini ise Eyvah Eyvah serisini de çeken Hakan Algül üstleniyor.

Ayhan Kaplan (Ata Demirer) Almanya'nın Berlin kentinde yaşamını boksörlük ve bodyguardlık yaparak sürdüren bir Türk'tür. Fakat antrenörü Cemal (Tarık Ünlüoğlu) ve boksör Ayhan için artık işler eskiden olduğu gibi tıkırında değildir. Onları içine düştükleri dar boğazdan kurtaracak bir mucize gereklidir. İkiliyi içine düştükleri dar boğazdan kurtarmak için ancak bir mucize gereklidir; ve bu da çok uzak değildir...

Güzel Günler Göreceğiz

Güzel Günler Göreceğiz

Hasan Tolga Pulat'ın yönettiği paralel hikayeler draması Güzel Günler Göreceğiz, bir gün içinde ve İstanbul’da geçiyor. Hikaye, beş farklı karakterin - Cumali, Ali, Figen, İzzet ve Anna- kesişen yollarını anlatıyor ama hiç kimse bir diğerinin farkında değil, dolayısıyla da birbirlerinin hayatlarına müdahaleleri yok. Günün sonunda ise aslında insanların müdahale ettiği hayat ortaya çıkıyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cevadzade, Feride Çetin ve Barış Atay Mengüllü isimleri öne çıkıyor... 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde yarışan yapım En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerine layık görülmüştü.

KONSER İSTANBUL

Duman

Damarımda Kanımsın
Duman
İlk albümleri "Eski Köprünün Altında"yı 1999 yılında çıkartan Duman, daha önce "Mad Madam" adlı grupta beraber sahne alan Kaan Tangöze (vokal/gitar) ve Ari Borakas (bas) ikilisine, Batuhan Mutlugil (gitar) ve Alen Konakoğlu’nun (davul) katılmasıyla kuruldu. İlk albümle beraber özellikle sahne performansına ağırlık veren grup, kısa sürede kendine sadık bir dinleyici kitlesi yaratmayı başardı.

2002 yılının Ekim ayında piyasaya sürülen “Belki Alışman Lazım” adlı ikinci albüm kayıtları, özellikle çıkış parçası "Bu Akşam" ve “Herşeyi Yak” coverıyla, Duman’ın Türkiye çapında tanınan bir rock grubu haline gelmesini sağladı. Türkiye’nin pek çok şehrinde konserler vererek hayranlarıyla buluşan Duman, bu performanslarını yansıtan ve Bostancı Gösteri Merkezi’nde kaydedilen konser albüm ve DVD'si çıkarttı.

2005'in Temmuz ayında piyasaya çıkan 3. albümleri, albüme ismini veren "Seni Kendime Sakladım" ve bir Ari parçası olan "Aman Aman"la büyük beğeni topladı. Bu arada grubun “İstanbul" parçası Fatih Akın'ın İstanbul'un seslerini anlatan "Crossing the Bridge" belgeselinde kendisine yer buldu. Davul ustası Cengiz Baysal ‘ın gruba katılmasıyla yoluna devam eden Duman, sadece Türkiye ile sınırlı olmayıp Avrupa ve Amerika’da da konserler vermeye devam etti. En son albümü 18 Mart 2009 tarihinde Sony MusicC etiketi ile Duman 1 ve Duman 2 olmak üzere raflardaki yerini aldı. Bu albümdeki eserler de yine dinleyici kitlesinden büyük beğeni alırken hayran kitlesini daha da arttırdı.

19 Şubat 18:00 Bostancı Gösteri Merkezi
Mehmet Şevki Paşa Cad. Lunapark Yanı BOSTANCI

KONSER İSTANBUL

Jehan Barbur Akustik

İstanbul Jazz Center
Jehan Barbur Akustik
2 Nisan 1980 yılında doğan Jehan Barbur 18 yaşına kadar İskenderun’da okuyup büyüdü. 2004 - 2009 tarihleri arasında birçok farklı grupta solist, reklam cıngıllarında seslendirme, birçok dizi ve sinema filmi müziğine sözleri ve/veya sesiyle hayat vermiştir.

2009 Şubat ayında prodüktörlüğünü üstlendiği kendi söz ve bestelerinden oluşan şarkıların yer aldığı, ilk albümü ‘Uyan’ Ada Müzik etiketiyle raflarda yerini aldı. 2010 yılında Sarp Maden ile ortak bir bestesi dışında, tüm şarkıların söz ve müziğinin kendisine ait olduğu ve prodüktörlüğünü kendi üstlendiği ikinci albümü ‘Hayat’ı yine Ada Müzikten çıkardı. Kendi neslinin ve kendi tarzının temsilcisi olarak 2009-2011 yılları arasında Bülent Ortaçgil’in 40. sanat yılı kutlaması kapsamında Harbiye Açık Hava Sahnesinde yapılan konsere çok değerli müzisyenlerle beraber katıldı.

2010 yılında gösterime giren Tİ Tiyatronun ‘Ayışığı Tarifesi’ oyununun müziklerini yazmış; 2011 tiyatro sezonu ile seyirci ile buluşan Özen Yula’ nın yazıp yönettiği; Yetkin Dikinciler, Sema Keçik, Sinan Tuzcu, Teoman Kumbaracıbaşı, Beste Bereket ve kendisinin de rol aldığı yarı müzikal bir oyun olan ‘Şems! Unutma!’ oyununun müziklerini bestelemiş, düzenlemelerini de Cenk Erdoğan ile birlikte yapmıştır. Oyun, 11. Direklerarası Tiyatro Seyirci Ödülleri kapsamında ‘En İyi Özgün Müzik’ dalında birincilik ödülüne layık görülmüştür. Son olarak yine 2011 yılında Amerika’da geniş bir izleyici kitlesi ile buluşan ‘Covert Affairs’ dizisinin bir bölümünde Jehan Barbur’a performansı ve şarkısıyla yer verilmiş ve dizide adından sıklıkla söz edilmiştir.

Bugüne kadar çekmiş olduğu 5 klibin bir çoğu alternatif müzik kanallarında uzun süre Top-10 listelerinde bir numarada yerini korumuştur. İlk albümü ile beraber başlayan şehir içi ve şehir dışı konserleri halen devam etmektedir.

16 Şubat 21:30 İstanbul Jazz Center
Çırağan Caddesi Salhane Sk. No.10 34349 Ortaköy

KONSER İSTANBUL
Yaşar Kurt

Yaşar Kurt

Güneş Kokusu adlı altıncı albümünü geçtiğimiz ay çıkaran Yaşar Kurt " Hikayeli Şarkılar" la Alt sahnesinde..

Kendi besteleri yanı sıra, Bülent Ortaçgil'den, Vedat Sakman'a, Türkülerden, Cem Karaca'ya uzanan Akustik bir projeyle izleyicisiyle buluşuyor..

07 Şubat 22:30 Alt İstanbul
21 Şubat 22:30 Alt İstanbul
İstiklal Cad. Tomtom Mah. Acara Sok. No:5/B TAKSİM

Ajda Pekkan

Ajda Pekkan

Türkiye’nin en çok sevilen yorumcularından Ajda Pekkan, Türk müzik dünyasında 1965 yılından beri yer alıyor. Hem sahne, hem sinema yıldızı Pekkan’ın repertuarı, Türk Folk ve popüler müziğin ötesine, Fransız Şanson’larına kadar uzanır. Uzun kariyeri boyunca Pekkan, 21 albüm ve 57 single çıkarmış, 50 adet filmde yer almış, Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil etmiş, 9 farklı dilde şarkı söylemiş, albümleri sayısız ödüllerle onurlandırılmış ve uluslararası platformda sahne almıştır.

24 Şubat 21:00 Bostancı Gösteri Merkezi

Reklam
SERGİ İSTANBUL

Kış Karma Sergisi

Evin Sanat
Kış Karma Sergisi
Resim ve heykel sanatımızın ustalarına açtığı sergilerin yanı sıra genç sanatçılara desteği ile de onaltı yıldır Türk Plastik Sanatı’nın vazgeçilmez merkezi olan Evin Sanat Galerisi 7 Şubat- 6 Mart 2012 tarihleri arasında farklı kuşaklardan sanatçıların eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor.

Sergide Nuri İYEM’in yetmişli yıllara ait resimlerine, seramik sanatına elli yılı aşkın bir süre olağanüstü eserler kazandırmış Nasip İYEM’in özel koleksiyondan işleri eşlik ediyor.

Heykel sanatımızın en önemli iki sanatçısı Mehmet AKSOY ve Rahmi AKSUNGUR karma sergiyi üç boyutlu işleriyle zenginleştirirken, Türk resminin en büyük ustalarından Neş’e ERDOK da bu karmada özel bir otoportresi ve desenleriyle yer alıyor.

Figür geleneğini günümüz anlayışıyla yorumlayan orta kuşağın en başarılı sanatçıları Temür KÖRAN ve Hakan GÜRSOYTRAK değişik dönemlerine ait resimleriyle izleyiciyle buluşuyor.

Genç sanatçılardan Emin TURAN, Hakan CİNGÖZ ve Setenay ALPSOY ‘un eserleri de kış karmasında sergileniyor.

Sağlam deseni, uyumlu ışık ve renk anlayışı ile ürettiği yapıtlarıyla çeyrek asırdır Türk resminde varolan Cansen ERCAN ve daha ilk kişisel sergisinde başarısını kanıtlamış Aylin ZAPTÇIOĞLU Evin Sanat Galerisi’ne katılan iki ressam.

Kış Karma Sergisi 7 Şubat- 6 Mart 2012 tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde gezilebilir. *Evin Sanat Galerisi, Pazar günleri hariç hergün 11.00-19.00 arası açıktır.

Evin Sanat Galerisi: Büyük Bebek Deresi Sokak No:13 Bebek 34342 İstanbul www.evin-art.com

SERGİ İSTANBUL

Tarih Nehri

Daniel Canogar
Tarih Nehri
İspanyol 'yeni medya' sanatçısı Daniel Canogar'ın 'Tarih Nehri' isimli sergisi Borusan Contemporary'de. Canogar, atık malzemelerden oluşturduğu eserleriyle dünyamızın doğal kaynaklarının yok olması tehdidine, atıkların çevreye verdiği zarara dikkat çekiyor.

Küratörlüğünü Kathleen Forde'nin yaptığı sergi süresince Canogar Borusan Koleksiyonu’na özel bir LED yerleştirmesi üzerinde çalışacak.

Çok Boyutlu Deneyimler!

Tarih Nehri sergisi, Canogar'ın su temasını ele alan ve Madrid’de bulunan Fundacion Canal’den ödünç alınan beş özgün yerleştirmesinden oluşuyor. Canogar'ın atık malzemeler kullanarak oluşturduğu eserleri 'sürdürülebilir sanat'ın göz kamaştıran örneklerini oluşturuyor. Sanatçı, video projeksiyonunu fotoğraf ve heykel öğeleriyle birleştirerek, karmaşık ve çok boyutlu deneyimler yaratıyor.

Sergi, kavramsal açıdan kültürlerin oluşumunda önemli bir yeri bulunan suyun tükenişini ve boşa harcanmasından kaynaklanan sorunları ele alırken, bir toplum ve yaşam kaynağı olarak su ile toplumsal bellek arasındaki ilişkiyi de araştırıyor. Borusan Contemporary'nin Karadeniz ve Marmara Denizi'ni birbirine bağlayan Boğaziçi manzarasından da beslenen sergi, İstanbul'un uzun ve görkemli tarihiyle izleyicileri şehrin su yollarına bağlıyor.

Sergi 15 Nisan 2012 Pazar gününe kadar sürecek.

Borusan Contemporary: Baltalimanı Hisar Cad. Perili Köşk No:5 34470 Rumeli Hisarı Sarıyer

KİTAP

Od

İskender Pala'dan Yunus Emre Romanı
Od
Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı 'OD' ile yeniden okurlarını selamlıyor.

Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD'un ana kahramanı. İskender Pala'nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor.

13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre'nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus'un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.

Biliyorum,
"Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun," demişti…
Yine Biliyorum,
"Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun." Demişti…
Ve Sevgili'ye gittiği o geceden sonra adının dilden dile,
Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum…
Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus…
Derviş Yunus…Varsın onu da desinler.
Ve Türk yurtlarında, onu en çok "Bizim Yunus" diye çağırırlar.
Biliyorum…