


Uluslararası arenada yarışan ve dünyada bir örneği daha olmadığı kesin olan 360 İstanbul; İstanbul Boğazı’na nazır manzarası ile birlikte unutulmaz anlar geçirmenizi sağlamak için dünyada zirve yapan tüm trendleri şehre taşıyor.
Mekanın ortaklarından olan ve alanının en ünlü şefi Mike Norman tarafından hazırlanan 360 İstanbul menüsü; hizmetteki ultra lüks kaliteyi gölgede bırakacak kadar leziz duruyor. Öyle ki bu mekanda yemek yerken kendinizi gereğinden fazla önemli hissetmeniz için yeterli.
Denize hakim manzarası eşliğinde yenilen yemekler ve edilen sohbetler; 360 İstanbul’un kapısından giren herkesi müdavimi yapmaya yetiyor da artıyor. Sizi şimdiden uyarmalıyız ki 360 İstanbul alışkanlık yapan bir mekan.
Mekanın konseptine uygun olarak yapılan canlı performans akşam yemeği esnasında misafirlerinin beğenisine sunuluyor. Yurtdışından özel olarak getirilen sanatçılar ve dünyada isim yapmış Dj’ler siz yemek yerken bir yandan da ruhunuzu besliyor.
Gece sonlanırken özel şovları ve slov müziği ile konuklarını kendine hayran bırakan 360 İstanbul; peri masalından fırlamış bir deneyim yaşamak isteyenlere daha fazlasını sunmaya devam edeceğe benziyor.
360 İstanbul’un büyülü havası ve yemekleri sizleri bekliyor...


Osmanlı zamanında ziyafet salonlarına Darüzziyafe adı verilmesi nedeni ile bu adı almıştır. Bina eşsiz mimarisi ile 18 Ocak 1992 yılında Darüzziyafe Türk Mutfağı olarak hizmete girdi.
Osmanlı ve Türk mutfağının motiflerini bir araya getirerek tarihsel bir alan içerisinde adının anlamı gibi ziyafete dönüştüren Darüzziyafe, seçkin yemek listesi ile damaklarda taht kuruyor. Uzun yıllardır Osmanlı mutfağının lezzet sırlarına sahip olan ziyafet sofrası tecrübelerini günümüz damak tatlarına uygun şekilde misafirlerine sunmaktadır.
Yemek lezzetlerinin ana maddesi olan sebze ve meyvelerin tam olgunluk zamanlarında kullanılmasını kural edinmiş olan Darüzziyafe yemek listelerini mevsime göre düzenlemektedir. Osmanlı lezzet motifleri ile bezenmiş çeşitli şerbetlerinde tadılabileceği Darüzziyafe’nin başlıca yemekleri arasında Süleymaniye Çorbası, Yufkalı Dârüzziyafe Köftesi ve Fukâra Keşkülü gelmektedir.
Darüzziyafe A la Cart Kanuni Salonunda 350, Sinan Salonunda 250 ve Türk Dünyası Salonunda 120 kişi olarak aynı anda 720 kişiye hizmet verebilmektedir.
Özel organizasyonlara açık olan Darüzziyafe tarihi eserler eşliğinde rüya gibi bir davet için talepleri beklemektedir. Özellikle tasavvuf ve musiki fasıl heyeti ve sema gösterisi ziyaretçiler tarafından beğenilmektedir. Yemeğinizin tarihi bir esinti içerisinde damak zevkinize hitap etmesini istiyorsanız Darüzziyafe size önerimiz olacaktır.

Denizin lacivert renginden esinlenerek Fehmi Yaşar ve Önder Köse tarafından 1999 yılında kurulan Lacivert bu isteğinize tam olarak cevap verebilmektedir. Anadolu hisarının eşsiz güzelliği ve tecrübe, özen ve aşkla yapılan yemeklerin bir araya geldiği Lacivert Yeşilçam filmlerinde de kullanılan ikiz yalıda misafirlerini beklemektedir.
Dört mevsim boyunca misafirlerine aynı kalite ile hizmet veren Lacivert, mönülerini mevsime göre ayarlamaktadır.
Her çeşit yemeği tam mevsiminde ve zamanında sizlerin önüne getirerek damak zevkinizin katlanmasını sağlayan mekân Dj Canan’ın Laciverte özel müzik seçimleri ile yemek konusunda sınıf atlamış görünüyor.
Mekânın Şefliğini Akdeniz mutfağını tüm mutfaklar ile harmanlayarak sizlerin önüne alanında tek olan şaheserler sunan Hüseyin Ceylan yapıyor. Klasik yemek tariflerini kendine has yorumunu katarak birleştiren ve yeniliklere sürekli açık olan şef Laciverte artı bir değer sağlıyor.
Lacivertte servis öğle saatlerinde başlıyor ve gecenin geç saatlerine kadar devam ediyor. Güneş batımı zamanında bu güzellikler içinde damak zevkini hafif gidermek isteyenler için Rıhtım barındaki aperatifleri önerebilirim.
Özellikle davet ettiğiniz kişilerin önemli ve özel olması durumunda Lacivertin seçenekler arasına alınması önerilir.

A’jia Hotel, 2009 Condé Nast Johansens Awards for Excellence’ta “Avrupa’nın En Büyücü Oteli”, The American Academy of Hospitality Sciences tarafından da “Five Star Diamond Award” ödülünün sahibi bir otel.
Boğaz manzarasına sahip yazlık - kışlık restoranı ise Akdeniz mutfağının özel tatlarından oluşan zengin mönüsü, ödüllü şefi ve ekibinin usta elleriyle hazırlanıyor. Boğaz manzarası eşliğinde, haftanın her günü, kokteyl ve kokteyl prolonge servisi verilebilen mekan düğün, kokteyl, lansman gibi özel davetlere de ev sahipliği yapıyor.
A’jia’da düğün ve davetler için yaz aylarında 350 kişilik yemek, kokteyller için ise 800 kişiye servis verilebiliyor. Kış aylarında ise, 120 kişilik yemek, 250 kişilik kokteyl prolonge ve 250 kişilik kokteyl organizasyonları yapılabiliyor.
Vogue, Da Mario, Wan-na, Anjelique, Kitchenette, Zuma gibi seçkin mekanlara imza atan İstanbul Doors Group'un tarafından açılan A’jia, İstanbul’un ihtişamını yaşamak için çok özel bir yer.

Türk milleti olarak ete olan düşkünlüğümüzden yola çıkılarak 1998 yılında dört kuzen tarafından kurulan Tike kendi söyledikleri gibi bir lezzet klasiği. Yemeklerinde Anadolu ve Adana motiflerini birleştiren Anadolu’nun kültürü ile servis eden Tike bir kebapçıdan öte aile yeri kıvamında.
Özellikle Anadolu’ya özgün yemeklerin tadının İstanbul’da bu kadar hissedilmesi Tike’nin zaferi olarak yorumlanabilir.
Genel olarak bir kebapçıdan fazla yemek çeşidine sahip olan Tike etinin kalitesi ve yapılış şekli ile diğerlerinden ayrılıyor. Bu özelliklerini sadece Türkiye’de kullanmak istemeyen işletme sahipleri yurt dışında 5 ülkede ülkemizin mutfağını başarılı bir şekilde temsil etmeye başlamış.
8 şehirde 20 şubesi bulunan Tike markası ilk olarak Levent’te kuruldu. Kebapçı olarak isimlendirilmiş ve uzmanlık alanı kebap olsa da yaklaşık 150 çeşit yemeği ziyafete dönüştürebilen Tike özellikle müşteri ile ilişkileri konusunda da sektörde kendisine yer edinmiş durumda. Yaptığı reklam ve duyurularda sürekli olarak Anadolu insanının misafirperverliğine dikkat çeken Tike bu örf ve âdeti müşterileri için devam ettiriyor.
Kebapçı denildiğinde bol duman ve ocak başının akla geldiği imajı yıkan yerine misafirperverliğin, kaliteli servisin ve damak zevkine verilen önemi getiren Tike bu başarısını uzun yıllar devam ettireceğe benziyor.


Doğu, batı, caz, folk, Latin gibi ayırım yapmadan müzik severler için doğru motifleri bir araya getiren GHETTO geçtiğimiz yıl birçok farklı müzisyen ve sanatçıları konu etti. Renk ve müzik seçiminin kalitesi olması dışında hiçbir öğeye dikkat etmeden müziğin evrenselliğini gösteren GHETTO 2012 yılında da kaliteli müzik hizmetinin öncülerinden olacağa benziyor.
Türünde kaliteli ve özgün yorumcuları müzik severler ile buluşturarak müzik dünyasına yeni yetenekler katmayı hedefleyen bar teknik anlamda kendisini yenileyerek daha kalitesi ses rengi vermeyi hedefliyor.
2012 yılında dünyadaki tüm müzik kültürlerini sahnesinde görmek isteyen mekan özellikle yeni yetenekleri müzik severler ile buluşturmayı hedefliyor. CD kalitesinde konserlerin yapılacağı GHETTO kendisini sadece bir bar olarak değil kültürlerin sentezlenmesinde aracı olarak görmektedir.
Müzik dinlemek sizin için hobiden ileride ise ve yolunuz Beyoğlu’na düşerse ilk uğramanız gereken yerlerin başında gelen GHETTO uzun zaman bu alanda rakip tanımayacak gibi gözüküyor.

Nişantaşı City’s’de başka hiçbir alışveriş merkezinde göremeyeceğiniz ulusal ve uluslararası markalar; alışverişin kalite çıtasını birkaç barem yukarıya taşıyor. Alışveriş yapmaktan bitkin düştüğünüzde ise dünya mutfaklarının seçkin menülerini sunan restoranlarla veya da fast & food yemek tarzının en lezzetli çeşitleri ile kendinize bir ziyafet çekme olanağı oluşturyor.
Çocuklarınızla ve sevdiklerinizle kaliteli ve mutlu vakit geçirmenizi sağlayacak olan Nişantaşı City’s; olağan üstü sinema salonları ile de değişik bir film izleme deneyimi yaşatmayı başarıyor. Sinemanın fuaye alanı ise eşsiz boğaz manzarası ile gelen tüm konuklarını büyülüyor.
İçinde bulunan mağazalar ise her yaş, zevk ve gelir gurubundan alışveriş severlere hitap edebiliyor. Satın almak istediğiniz şey ne olursa olsun; mutlaka Nişantaşı Citys’de bulmanız mümkün.
Yedi gün yirmi dört saat hizmet veren bin altı yüz araç kapasitesine sahip otoparkı ise Nişantaşı’nın trafik sorununa kalıcı bir çözüm getirmiş bulunuyor. Haftanın her günü yarım saat, Pazar günleri tüm gün para ödemeye gerek kalmadan kullanılabiliyorsunuz.
Anlatmaya başlarken de vurguladığımız gibi klasik avm kültürünün dışında bir konsept ile hizmet veren Nişantaşı City’s; daha uzun süre alışveriş merkezi konusunda ulaşılmaz olmaya devam edeceğe benziyor.

Her iki Aşşk Kahve’de ürünlerin hemen hemen tamamı organik ve ev yapımı. Ismarladığınız börek, poğaça gibi hamur işleri, küçük atıştırmalıklar ve menüde gördüğünüz hemen her şey; size anneniz veya eşiniz tarafından yapılmış hissi verecektir. Üstelik yediğiniz yemeklerin lezzetini arttırmak için kullandığınız ketçap, barbekü sosu ve mayonezler bile kendi üretimleridir.
İçeceğiniz meyve sularının tamamı sıkma meyve suları ve taze mevsim meyvelerinden elde edilirler. Birçok kafeden farklı olarak meyve sularını ve soğuk bitki çaylarını sürahi ile sipariş edebilirsiniz.
Karnınız acıktığında öğünü geçiştirmek için sipariş verebileceğiniz tost, makarna ve salataların yanı sıra; balık ve tavuk çeşitleri gibi sağlıklı et yemekleri, vejeteryanlara özel sebze yemekleri ile kendinizi ödüllendirebilirsiniz.
Çok geniş bir şarap kavı eşliğinde misafirlerini ağırlayan “Aşşk Kahve”; bir kere kapısından içeri gireni dakikalar içinde müdavimlerinden yapabilecek bir ambiyansa sahiptir. Sevgilinizle el ele oturup boğazı izleyebileceğiniz veya yoğun iş temposunda kısa molalar verebileceğiniz nadide mekanların başında gelmektedir.
Nişantaşı Aşşk Kahve’de ise zaman zaman yapılan değişik etkinlikler sayesinde şehir hayatının rutininden azda olsa uzaklaşıp kendinizi daha iyi hissetmeye başlayabilirsiniz.
