
Hatice Meryem'in öykülerinden oluşan oyunu Şehir Tiyatroları sanatçısı Hülya Karakaş yönetiyor. Oyunda Suna Keskin, Oya İnci'nin yanısıra Özge Özberk, Duygu Yetiş, Özlem Çakar, Şirin sevinç ve Veysel Diker oynuyor. Bir konken partisinin ekseninde kurulan oyunun asıl sürprizi ise, karısı hastalandığı için oyun bozulmasın diye oyunun içine düşen. Veysel Diker de, kadınlık hallerini, kah maço bir erkek, kah kadın kılığına girerek anlatacak.
"Sinek Kadar Kocam Olsun", kah güldürecek, kah insanlara evliliklerini sorgulatacak, kah çok ağlatacak.
07 Ocak 15:30 Profilo KM Küçük Salon
08 Ocak 15:30 - 19:30 Profilo KM Küçük Salon
12 Ocak 19:00 Profilo KM Küçük Salon
15 Ocak 15:30 Profilo KM Küçük Salon
19 Ocak 20:30 Profilo KM Küçük Salon
20 Ocak 19:00 Türkan Saylan KM S1
21 Ocak 20:30 Akatlar Kültür Merkezi
22 Ocak 15:30 - 19:30 Profilo KM Küçük Salon
29 Ocak 17:00 Profilo KM Küçük Salon

Oğuz Aral'ın tasarladığı dekorlar, Yüksel Aymaz'ın ışık tasarımı ve Selmi Andak'ın besteleriyle canlı piyano eşliğinde bir Müşfik Kenter gösterisi.
04 Ocak 20:30 Caddebostan Kültür Merkezi
27 Ocak 20:30 KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi

06 Ocak 20:00 Tiyatro Pera
25 Ocak 20:30 KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi
29 Aralık 18:30 Tiyatro Pera
Sokaklarda yaşayan bu beş evsiz 12 Eylül 1980 sabahı geldiğinde sokağa çıkma yasağı ile karşı karşıya kalırlar. Ancak onların gidebilecekleri tek evleri vardır; o da yine sokaklardır. Yaşanan bir dizi yanlışlıklar komedisi sonucu kendilerini siyasi mahkûmlarla birlikte aynı cezaevinde bulurlar.Cezaevi yönetimi arasında ise bir güç savaşı mevcuttur.
Uzun yıllardır cezaevini dilediği gibi yöneten Cezaevi Müdürü Hızır, 12 Eylül askeri müdahalesi ile cezaevine atanan Yüzbaşı Kenan’ın üstü olmasından memnun değildir. Bu esnada diğer cezaevi personeli de yaşanan yeni durum içinde kendilerine iyi bir yer edinme peşindedir. Bu keşmekeş Yaşar ve arkadaşları için iyi bir fırsattır ve bu fırsatı değerlendirip kendilerine rahata erdirmeyi bilirler. Ancak zamanla içeride yaşananlara gönlü elvermeyen Yaşar, dışarıdan da tanıdığı mahkûmları kurtarmak ve duvarların birbirlerinden ayırdığı Sinan ile Lale çiftini tekrardan kavuşturmak için bir plan yapar. Bu film, 12 Eylül darbesini komedi unsurları kullanarak eleştirmekte ve mahkum etmektedir. Bu Son Olsun ismi ise Cem Karaca'nın ünlü şarkısı Bu Son Olsun'dan esinlenilmiştir.
Yönetmen: Orçun Benli
Oyuncular: Oyuncular: Engin Altan Düzyatan, Hazal Kaya, Uğur Polat, Mustafa Üstündağ, Bülent Çolak, Cansu Demirci, Engin Alkan, Sevinç Erbulak, Serdar Orçin, Ufuk Bayraktar, Ahmet Saraçoğlu, Volga Sorgu, Mustafa Uzunyılmaz, Deniz Uğur, Eray Özbal, Tuğrul Tülek, Ömer Uğur, Ferit Kaya, Kerem Corogil, Serkan Genç, Mert Coleman, Cansu Demirci, mert coleman, mert waston, Murat Garibağaoğlu, Fırat Topkorur, Orhan Eşkin
Elbettte onlara dünyayı dar eden erkekler için de!
Hayatını yatalak babasına adamış Vartanuş (Demet Akbağ), mafya babası sevgilisinin metresliğinden, eşi olmaya asla geçemeyeceğini anlayan Goncagül (Nihal Yalçın), çocuklarına ilişmediği sürece günlük koca dayaklarına alışmış Gülnur (Ayten Soykök) ve annesinin yediği her tokadı kendi ruhuna da yiyen kızı Tülay (Damla Sönmez), hayatı pembe görmeye çalışan kuafor Füsun (Asuman Dabak). Tüm bu kadınlar önce Eylem’i, sonra birer birer kendilerini ve belki de ülkedeki tüm kadınları KURTULUŞ SON DURAK’ta buluşturacaklar!
Yönetmen: Yusuf Pirhasan
Oyuncular: Belçim Bilgin, Demet Akbağ, Asuman Dabak, Nihal Yalçın, Ayten Soykök, Damla Sönmez, Yavuz Bingöl, Ahmet Mümtaz Taylan, Mete Horozoğlu

Film, Vegas’ta Korku ve Nefret’ten sonra Johnny Depp’in yer aldığı bir başka Hunter S. Thompson uyarlaması olarak dikkat çekiyor.Filmin göz dolduran bir diğer oyuncusu ise yükselen yıldız Amber Heard...

Filmde Antonio Banderas (Dr.Robert rolünde), bir kazada yanarak ağır yaralanan karısını iyileştirmek için uğraşan bir doktoru canlandırıyor. Komadan çıkan karısı yüzünü görünce intihar ediyor ve bu olayın ardından doktor yeni bir deri üretme konusunda saplantılı bir hale geliyor. Aynı zamanda da kızına tecavüz ettiğini düşündüğü bir adamdan da intikam almaya karar veriyor
İkinci albümleri "Damarımda Kanımsın" ile sevenleriyle tekrar buluşan grup, müzikseverleri gece boyunca arabesk-rock birleşiminde eğlendirmeyi hedefliyor.
Arabesk eserleri rock altyapılar, arabesk vokaller ve doğu vurmalıları kullanarak yorumlayan, arabesk formatında besteler yapan, bugüne kadar 400ü aşkın konser veren ve tüm Türkiye’yi gezen İstanbul Arabesque Project, 21 Ocak Cumartes gecesi Bronx Sahne alacak.
Davul: Barbaros Akbulut
Gitar: Korkut Peker
Bas gitar: Utku Kırca
Vokal: Ayşegül Şirin
21 Ocak 2012 22:00 Bronx
Istiklal Cad. Terkos Çıkmazı No: 8 TAKSİM
Yusuf Demirkol, Cem Senyücel, Eren Parlakgümüş ve Emre Yılmaztürk'den oluşan Zakkum'un DMC Müzik etiketi taşıyan, Şubat 2011 tarihli yeni albüm çalışmasında "Biraz Uyu" parçasında Cem Adrian ve "Koma" parçasında Hayko Cepkin ile yapılan birer de düet bulunuyor. Albümde, grubun son yıllarda sahne repertuarında da yer verdiği "Ah bu şarkıların gözü kör olsun" isimli Türk Sanat Müziği bestesine Zakkum tarafından yapılan yeni bir düzenleme dışında, tüm söz ve müzikler Zakkum'a ait…
Grup, ilk albümünde yarattığı rock sound'unu buzuki, kahon, ud, bendir gibi enstrümanlar ile bileşime sokarak, yeni albüm "13" ile birlikte yeni bir açılım da sergiliyor. Prodüksiyonu Volkan Yırtıcı tarafından yapılan ve Detay Müzik Stüdyoları'nda kaydedilen albüm için ilk videoklip, Buzuki Orhan Osman'ın da konuk sanatçı olarak gruba eşlik ettiği "Yüzük" şarkısına çekildi. Yönetmenliğini Yiğit Şener'in yaptığı videoklibin üç gün süren çekimleri, Ankara'da beş farklı mekanda gerçekleştirildi. 2011 Eylül ayında Zakkum, albümün ikinci video çalışmasını "Anason" şarkısı için gerçekleştirdi. Yönetmenliğini Burak Çaldır'ın gerçekleştirdiği videoklibin çekimleri, Ankara'da iki farklı mekanda üç günde gerçekleştirildi. DT sanatçısı Kurtuluş Şakirağaoğlu da, "Anason" için çekilen videoda Zakkum'a eşlik etti.
12 Ocak 21:00 Jolly Joker İstanbul
Bilet Fiyatları: VIP - 56.00 TL Normal Giriş - 28.50 TL

20 Ocak 2012 22:30 Jolly Joker İstanbul
Büyük Parmakkapı Sok. Afrika Han No:A-B TAKSİM

14 Ocak 2012
21:30 Borusan Müzik Evi /
İstiklal Cad. Orhan Adlı Apayadın Sok. No: 1 TAKSİM

İlahi Komedya
1950’li yılların başlarında dönemin İtalyan hükümetinin, Dante’nin 700. doğum günü şerefine Dali’den İlahi Komedya’yı resimlemesini istemesi üzerine ortaya çıkan yapıtlar, Dali’nin, sanat eleştirmenleri ile kendisinin, kariyerindeki en dikkate değer eserler olarak görülmektedir.
Gala ile Akşam Yemeği
“Gala ile Akşam Yemeği tamamen haz almaya adanmıştır ve diyet reçeteleri içermez.” Salvador Dali1971 yılında resmedilen “Gala ile Akşam Yemeği” 12 adet renkli litografiden oluşur. Çocukluğundan beri aşçı olmayı hedefleyen Dali, bu hayalini 68 yaşında, efsane restoranların ve aşçılarının menü ve tariflerinden oluşturduğu, sürrealist gastro-estetik hikâyelerini bir araya getirdiği bu seride gerçekleştirir.
Sürrealizm İzleri
Salvador Dali’nin 9 adet renkli basım litografileri içermektedir. Litografiler 1971 tarihinde Paris’te yapılmıştır. Bu eserlerinde oluşturduğu düşsel atmosfer, hayal ile gerçeği ayırmanın mümkün olmadığı plastik bir evreni im ler.
Tophane-i Amire’de gerçekleştirilecek bu etkinlik 26 Şubat 2012 tarihine kadar gezilebilir.
Çok satan Benjamin Franklin ve Albert Einstein biyografilerinin yazarı Walter Isaacson, Apple'ın kurucularından Steve Jobs'ın, kendisiyle tam işbirliği içinde yazılmış tek biyografisini sunuyor.
Jobs'la iki yıldan uzun süre boyunca yapılan kırktan fazla röportajın -ayrıca yüzden fazla akrabasıyla, arkadaşıyla, hasmıyla, rakibiyle ve iş arkadaşıyla yapılan görüşmelerin- temel alındığı bu kitap, kusursuzluk tutkusuyla ve azmiyle altı endüstride (kişisel bilgisayarlar, animasyon filmler, müzik, telefonlar, tablet bilgisayarlar ve dijital yayıncılık) çığır açmış yaratıcı bir girişimcinin inişli çıkışlı hayatını ve güçlü kişiliğini anlatıyor.
Dünyanın dört bir yanındaki toplumlar dijital çağ ekonomileri kurmaya çalışırken, Jobs yenilikçiliğin ve uygulanabilir hayal gücünün mutlak ikonu olarak öne çıkıyor. 21. yüzyılda değer yaratmanın en iyi yolunun yaratıcılığı teknolojiyle birleştirmek olduğunu biliyordu, bu yüzden hayal gücü atılımlarını takdire şayan mühendislik başarılarıyla birleştiren bir şirket yarattı.
Jobs bu kitabın yazılma sürecinde işbirliğinde bulunsa da, yazılanlar üstünde söz sahibi olmayı ve hatta kitabı yayınlanmadan önce okuma hakkını bile istemedi. Hiç sınır koymadı, tersine tanıdığı insanları dürüst konuşmaya teşvik etti. "Gurur duymadığım bir sürü şey yaptım, örneğin 23 yaşındayken kız arkadaşımı hamile bırakmam ve sonrasındaki tavrım bunlardan biri," dedi. "Ama öğrenilmesine izin veremeyeceğim kadar kötü sırlarım yok."