Kultur Sanat
TİYATRO İSTANBUL

Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun!

Kadınların Gözünden Kocalar
Sinek Kadar Kocam Olsun,
Hatice Meryem'in büyük beğeniyle okunan romanı "Sinek Kadar Kocam Olsun , Başımda Bulunsun" müthiş bir kadro tarafından sahnelenmeye başlıyor. Oyunda, kadının gözünden "kocalar" anlatılacak. Dul bir adamın ikinci karısı olsanız ne yapardınız? Ya kocanız ayyaşsa ? Bir cücenin, bir saz aşığının, bir şairin karısı neler hiseder? Kocanız sinek kadar da olsa, başında bulunmasını ister miydiniz?

Hatice Meryem'in öykülerinden oluşan oyunu Şehir Tiyatroları sanatçısı Hülya Karakaş yönetiyor. Oyunda Suna Keskin, Oya İnci'nin yanısıra Özge Özberk, Duygu Yetiş, Özlem Çakar, Şirin sevinç ve Veysel Diker oynuyor. Bir konken partisinin ekseninde kurulan oyunun asıl sürprizi ise, karısı hastalandığı için oyun bozulmasın diye oyunun içine düşen. Veysel Diker de, kadınlık hallerini, kah maço bir erkek, kah kadın kılığına girerek anlatacak.

"Sinek Kadar Kocam Olsun", kah güldürecek, kah insanlara evliliklerini sorgulatacak, kah çok ağlatacak.

07 Ocak 15:30 Profilo KM Küçük Salon
08 Ocak 15:30 - 19:30 Profilo KM Küçük Salon
12 Ocak 19:00 Profilo KM Küçük Salon
15 Ocak 15:30 Profilo KM Küçük Salon
19 Ocak 20:30 Profilo KM Küçük Salon
20 Ocak 19:00 Türkan Saylan KM S1
21 Ocak 20:30 Akatlar Kültür Merkezi
22 Ocak 15:30 - 19:30 Profilo KM Küçük Salon
29 Ocak 17:00 Profilo KM Küçük Salon

TİYATRO İSTANBUL
Müşfik Kenter'i Dinliyorum

Müşfik Kenter'i Dinliyorum

Müşfik Kenter'in 60. sanat yılı, Kent Oyuncuları'nın 50. yılı ve Müşfik Kenter'den Orhan Veli'nin 30. yılında, 2010-2011 sanat sezonunda Müşfik Kenter'i Dinliyorum: Orhan Veli 30. Yıl Özel Programı

Oğuz Aral'ın tasarladığı dekorlar, Yüksel Aymaz'ın ışık tasarımı ve Selmi Andak'ın besteleriyle canlı piyano eşliğinde bir Müşfik Kenter gösterisi.

04 Ocak 20:30 Caddebostan Kültür Merkezi
27 Ocak 20:30 KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi

Kazaen - Beyoğlu'nda Çarpışmalar

Kazaen - Beyoğlu'nda Çarpışmalar

Nesrin Kazankaya’nın yazıp yönettiği oyun, günümüz Beyoğlu’nun çeşitli mekanlarında kazaen karşılaşan insanların, birbirlerinin yaşamlarını etkilemeleri ve yeni başlangıçlara evrilmelerini konu alır. Uzun zamandır birlikte yaşayan, ünlü roman yazarı Kutay ve edebiyat akademisyeni Berna, sevda ilişkilerinin sonuna gelmiş, evlerini ayırmak üzeredirler.

06 Ocak 20:00 Tiyatro Pera
25 Ocak 20:30 KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi
29 Aralık 18:30 Tiyatro Pera

İstanbul2un renkleri
SİNEMA İSTANBUL

Bu Son Olsun

Evsizlerin Hikayesi
Bu Son Olsun
Yaşar, Apo, Kovboy Ali, Cevat ve Ertuğrul kendilerine Balat semtini mesken tutmuş beş evsizdir. Hayattaki tek gayeleri, karınlarını doyurmak ve en büyük tutkuları olan şaraptan bir gün bile olsun ayrı kalmamaktır. Günübirlik yaşayan bu beş kişi, gayelerine ulaşabilmek için zamanın fırtınalı politik atmosferinden dahi faydalanmasını bilir.

Sokaklarda yaşayan bu beş evsiz 12 Eylül 1980 sabahı geldiğinde sokağa çıkma yasağı ile karşı karşıya kalırlar. Ancak onların gidebilecekleri tek evleri vardır; o da yine sokaklardır. Yaşanan bir dizi yanlışlıklar komedisi sonucu kendilerini siyasi mahkûmlarla birlikte aynı cezaevinde bulurlar.Cezaevi yönetimi arasında ise bir güç savaşı mevcuttur.

Uzun yıllardır cezaevini dilediği gibi yöneten Cezaevi Müdürü Hızır, 12 Eylül askeri müdahalesi ile cezaevine atanan Yüzbaşı Kenan’ın üstü olmasından memnun değildir. Bu esnada diğer cezaevi personeli de yaşanan yeni durum içinde kendilerine iyi bir yer edinme peşindedir. Bu keşmekeş Yaşar ve arkadaşları için iyi bir fırsattır ve bu fırsatı değerlendirip kendilerine rahata erdirmeyi bilirler. Ancak zamanla içeride yaşananlara gönlü elvermeyen Yaşar, dışarıdan da tanıdığı mahkûmları kurtarmak ve duvarların birbirlerinden ayırdığı Sinan ile Lale çiftini tekrardan kavuşturmak için bir plan yapar. Bu film, 12 Eylül darbesini komedi unsurları kullanarak eleştirmekte ve mahkum etmektedir. Bu Son Olsun ismi ise Cem Karaca'nın ünlü şarkısı Bu Son Olsun'dan esinlenilmiştir.

Yönetmen: Orçun Benli
Oyuncular:
Oyuncular: Engin Altan Düzyatan, Hazal Kaya, Uğur Polat, Mustafa Üstündağ, Bülent Çolak, Cansu Demirci, Engin Alkan, Sevinç Erbulak, Serdar Orçin, Ufuk Bayraktar, Ahmet Saraçoğlu, Volga Sorgu, Mustafa Uzunyılmaz, Deniz Uğur, Eray Özbal, Tuğrul Tülek, Ömer Uğur, Ferit Kaya, Kerem Corogil, Serkan Genç, Mert Coleman, Cansu Demirci, mert coleman, mert waston, Murat Garibağaoğlu, Fırat Topkorur, Orhan Eşkin

SİNEMA İSTANBUL

Kurtuluş Son Durak

Kahramanlarımızın tek sarsılmaz ilkesi “Biz her türlü şiddete karşıyız!”
Kurtuluş Son Durak
Sıradan bir mahallenin, sıradan kadınları hiç bu kadar kışkırtıcı olmamıştı! Mahalleye yeni taşınan psikolog Eylem’e (Belçim Bilgin), terk edilmesinin acısını unutturmak amacıyla bir bir kapısını çalan kadınlar için, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Elbettte onlara dünyayı dar eden erkekler için de!

Hayatını yatalak babasına adamış Vartanuş (Demet Akbağ), mafya babası sevgilisinin metresliğinden, eşi olmaya asla geçemeyeceğini anlayan Goncagül (Nihal Yalçın), çocuklarına ilişmediği sürece günlük koca dayaklarına alışmış Gülnur (Ayten Soykök) ve annesinin yediği her tokadı kendi ruhuna da yiyen kızı Tülay (Damla Sönmez), hayatı pembe görmeye çalışan kuafor Füsun (Asuman Dabak). Tüm bu kadınlar önce Eylem’i, sonra birer birer kendilerini ve belki de ülkedeki tüm kadınları KURTULUŞ SON DURAK’ta buluşturacaklar!

Yönetmen: Yusuf Pirhasan

Oyuncular: Belçim Bilgin, Demet Akbağ, Asuman Dabak, Nihal Yalçın, Ayten Soykök, Damla Sönmez, Yavuz Bingöl, Ahmet Mümtaz Taylan, Mete Horozoğlu

SİNEMA İSTANBUL
Tutku Günlükleri

Tutku Günlükleri

1950’li yıllarda serbest gazetecilik yapan Paul Kemp (Johnny Depp), New York’taki hayatını bırakarak, küçük bir gazetede çalışmak için Porto Rico’ya gider. Gazetede çalışan Amerikalıların iç yüzlerini kısa bir sürede keşfeder. Kemp, çevresini saran öz yıkıma meyilli bu gruptan uzak durmaya ve kendisini korumaya çalışmaktadır...

Film, Vegas’ta Korku ve Nefret’ten sonra Johnny Depp’in yer aldığı bir başka Hunter S. Thompson uyarlaması olarak dikkat çekiyor.Filmin göz dolduran bir diğer oyuncusu ise yükselen yıldız Amber Heard...

The Skin I Live In

The Skin I Live In

Gerilim türündeki film, Fransız polisiye yazarı Thierry Jonquet’in “Tarantula” isimli 2005 tarihli romanından uyarlandı. ‘The Skin I Live In’ için Pedro Almodovar, 20 yıl sonra Antonio Banderas’la tekrar bir araya geldi.

Filmde Antonio Banderas (Dr.Robert rolünde), bir kazada yanarak ağır yaralanan karısını iyileştirmek için uğraşan bir doktoru canlandırıyor. Komadan çıkan karısı yüzünü görünce intihar ediyor ve bu olayın ardından doktor yeni bir deri üretme konusunda saplantılı bir hale geliyor. Aynı zamanda da kızına tecavüz ettiğini düşündüğü bir adamdan da intikam almaya karar veriyor

 

KONSER İSTANBUL

Arabesque Project

Damarımda Kanımsın
Arabesque Project
Geçtiğimiz yıl çıkardığı “Her Gün İsyanım Var” isimli albümü ile tüm dikkatleri üzerine çeken İstanbul Arabesque Project, yeni yılın ilk konseri Bronx'ta verecek.

İkinci albümleri "Damarımda Kanımsın" ile sevenleriyle tekrar buluşan grup, müzikseverleri gece boyunca arabesk-rock birleşiminde eğlendirmeyi hedefliyor.

Arabesk eserleri rock altyapılar, arabesk vokaller ve doğu vurmalıları kullanarak yorumlayan, arabesk formatında besteler yapan, bugüne kadar 400ü aşkın konser veren ve tüm Türkiye’yi gezen İstanbul Arabesque Project, 21 Ocak Cumartes gecesi Bronx Sahne alacak.

Davul: Barbaros Akbulut
Gitar: Korkut Peker
Bas gitar: Utku Kırca
Vokal: Ayşegül Şirin

21 Ocak 2012 22:00 Bronx
Istiklal Cad. Terkos Çıkmazı No: 8 TAKSİM

KONSER İSTANBUL

Zakkum

Jolly Joker İstanbul
Zakkum
2007 senesinde çıkan ve "Ah Çikolata", "Ahtapotlar", "Hipokondriyak", "Anlıyorsun” ve Teoman düetli "Zehri Zakkum" gibi şarkılarla büyük başarı kazanan ilk albümlerinden sonra, dört yıllık uzun bir aranın ardından yeni stüdyo albümü "13" ile dönüş yapan Zakkum, sahnelerdeki 13'üncü yılına 13 yeni şarkıyla giriyor.

Yusuf Demirkol, Cem Senyücel, Eren Parlakgümüş ve Emre Yılmaztürk'den oluşan Zakkum'un DMC Müzik etiketi taşıyan, Şubat 2011 tarihli yeni albüm çalışmasında "Biraz Uyu" parçasında Cem Adrian ve "Koma" parçasında Hayko Cepkin ile yapılan birer de düet bulunuyor. Albümde, grubun son yıllarda sahne repertuarında da yer verdiği "Ah bu şarkıların gözü kör olsun" isimli Türk Sanat Müziği bestesine Zakkum tarafından yapılan yeni bir düzenleme dışında, tüm söz ve müzikler Zakkum'a ait…

Grup, ilk albümünde yarattığı rock sound'unu buzuki, kahon, ud, bendir gibi enstrümanlar ile bileşime sokarak, yeni albüm "13" ile birlikte yeni bir açılım da sergiliyor. Prodüksiyonu Volkan Yırtıcı tarafından yapılan ve Detay Müzik Stüdyoları'nda kaydedilen albüm için ilk videoklip, Buzuki Orhan Osman'ın da konuk sanatçı olarak gruba eşlik ettiği "Yüzük" şarkısına çekildi. Yönetmenliğini Yiğit Şener'in yaptığı videoklibin üç gün süren çekimleri, Ankara'da beş farklı mekanda gerçekleştirildi. 2011 Eylül ayında Zakkum, albümün ikinci video çalışmasını "Anason" şarkısı için gerçekleştirdi. Yönetmenliğini Burak Çaldır'ın gerçekleştirdiği videoklibin çekimleri, Ankara'da iki farklı mekanda üç günde gerçekleştirildi. DT sanatçısı Kurtuluş Şakirağaoğlu da, "Anason" için çekilen videoda Zakkum'a eşlik etti.

12 Ocak 21:00 Jolly Joker İstanbul

Bilet Fiyatları: VIP - 56.00 TL Normal Giriş - 28.50 TL

KONSER İSTANBUL
Suzan Kardeş & Bekriya Band

Suzan Kardeş & Bekriya Band

Uzun yıllar ve hala devam eden makyaj sanatçılığının yanısıra DMC tarafından piyasaya çıkan “Bekriya”, “Bekriya Balkania”, “Makyaj Odası Şarkıları” albümleriyle 2008 yılından itibaren sahnelerde görmeye başladığımız Suzan Kardeş, Yeni kurduğu grubu Suzan Kardeş & Bekriya Band ile Hayal Kahvesi’nde Balkan eğlencesi ile katılıyor.

20 Ocak 2012 22:30 Jolly Joker İstanbul
Büyük Parmakkapı Sok. Afrika Han No:A-B TAKSİM

Telvin - Erkan Oğur & Anatolian Blues

Telvin - Erkan Oğur & Anatolian Blues

Erkan Oğur, İlkin Deniz ve Turgut Alp Bekoğlu’nun 1995 yılında kurduğu Telvin, sanatçıların müzikle ilgili arayışlarının “renkler” anlamına gelen bu kelime üzerinden sürmesine vesile oldu. Telvin’in tasavvufta halden hale geçmek ve karar haline doğru yürüyüş anlamına gelen karşılığı da topluluğun felsefesini tanımlıyor. Renklerin müzikteki karşılıkları üzerine süren bu müzikal yolculuk, sanatçıların yaklaşık on yıldır ulusal ve uluslararası festivallerde, çeşitli mekânlarda müziklerini yorumlamalarıyla sürüyor.

14 Ocak 2012 21:30 Borusan Müzik Evi /
İstiklal Cad. Orhan Adlı Apayadın Sok. No: 1 TAKSİM

Reklam
SERGİ İSTANBUL

SALVADOR DALİ İSTANBUL'DA...

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ev sahipliğinde
Dali
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ev sahipliğinde, Rene Magritte, Andy Warhol gibi
dünyaca ünlü sanatçıları koleksiyonunda barındıran InArtis ile Kült işbirliğinde
gerçekleştirilen Salvador Dali Sergisi’nde 121 eser yer alıyor.

Bu sergide 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından Salvador Dali’nin, “İlahi Komedya”, “Sürrealizm İzleri”, “Gala ile Akşam Yemeği” adlı 3 ayrı başlıktaki eserleri yer alacak.

İlahi Komedya
1950’li yılların başlarında dönemin İtalyan hükümetinin, Dante’nin 700. doğum günü şerefine Dali’den İlahi Komedya’yı resimlemesini istemesi üzerine ortaya çıkan yapıtlar, Dali’nin, sanat eleştirmenleri ile kendisinin, kariyerindeki en dikkate değer eserler olarak görülmektedir.

Gala ile Akşam Yemeği
“Gala ile Akşam Yemeği tamamen haz almaya adanmıştır ve diyet reçeteleri içermez.” Salvador Dali1971 yılında resmedilen “Gala ile Akşam Yemeği” 12 adet renkli litografiden oluşur. Çocukluğundan beri aşçı olmayı hedefleyen Dali, bu hayalini 68 yaşında, efsane restoranların ve aşçılarının menü ve tariflerinden oluşturduğu, sürrealist gastro-estetik hikâyelerini bir araya getirdiği bu seride gerçekleştirir.

Sürrealizm İzleri
Salvador Dali’nin 9 adet renkli basım litografileri içermektedir. Litografiler 1971 tarihinde Paris’te yapılmıştır. Bu eserlerinde oluşturduğu düşsel atmosfer, hayal ile gerçeği ayırmanın mümkün olmadığı plastik bir evreni im ler.

Tophane-i Amire’de gerçekleştirilecek bu etkinlik 26 Şubat 2012 tarihine kadar gezilebilir.

KİTAP

Steve Jobs

Walter Isaacson
Abdülhamit ve Afrodit
"...Ama bu işi yapmak istememin tek sebebi şu: dünyanın Apple'la daha güzel bir yer olacağını düşünüyorum." Steve Jobs, tekrar Apple'a dönmesi için yapılan teklifi değerlendirirken...

Çok satan Benjamin Franklin ve Albert Einstein biyografilerinin yazarı Walter Isaacson, Apple'ın kurucularından Steve Jobs'ın, kendisiyle tam işbirliği içinde yazılmış tek biyografisini sunuyor.

Jobs'la iki yıldan uzun süre boyunca yapılan kırktan fazla röportajın -ayrıca yüzden fazla akrabasıyla, arkadaşıyla, hasmıyla, rakibiyle ve iş arkadaşıyla yapılan görüşmelerin- temel alındığı bu kitap, kusursuzluk tutkusuyla ve azmiyle altı endüstride (kişisel bilgisayarlar, animasyon filmler, müzik, telefonlar, tablet bilgisayarlar ve dijital yayıncılık) çığır açmış yaratıcı bir girişimcinin inişli çıkışlı hayatını ve güçlü kişiliğini anlatıyor.

Dünyanın dört bir yanındaki toplumlar dijital çağ ekonomileri kurmaya çalışırken, Jobs yenilikçiliğin ve uygulanabilir hayal gücünün mutlak ikonu olarak öne çıkıyor. 21. yüzyılda değer yaratmanın en iyi yolunun yaratıcılığı teknolojiyle birleştirmek olduğunu biliyordu, bu yüzden hayal gücü atılımlarını takdire şayan mühendislik başarılarıyla birleştiren bir şirket yarattı.

Jobs bu kitabın yazılma sürecinde işbirliğinde bulunsa da, yazılanlar üstünde söz sahibi olmayı ve hatta kitabı yayınlanmadan önce okuma hakkını bile istemedi. Hiç sınır koymadı, tersine tanıdığı insanları dürüst konuşmaya teşvik etti. "Gurur duymadığım bir sürü şey yaptım, örneğin 23 yaşındayken kız arkadaşımı hamile bırakmam ve sonrasındaki tavrım bunlardan biri," dedi. "Ama öğrenilmesine izin veremeyeceğim kadar kötü sırlarım yok."

Yazar: Walter Isaacson / Çeviri: Dost Körpe
Domingo Yayınevi